Nefî (Gazel)

Gazel

Fahriye

Tûtî-i mu'cize-gûyem ne desem lâf değil
Çerh ile söyleşemem âyînesi sâf değil

Ehl-i dildir diyemem sînesi sâf olmayana
Ehl-i dil birbirini bilmemek insâf değil

Yine endîşe bilir kadr-i dür-i güftârım
Rûzgâr ise denî dehr ise sarrâf değil

Girdi miftâh-ı der-i genc-i maânî elime
Âleme bez-i güher eylesem itlâf değil

Levh-i mahfûz-ı sühendir dil-i pâk-i Nef'î
Tab'-ı yârân gibi dükkânçe-i sahhâf değil

 

Nefî


 
Nef'i  Öven, övünen ve söven şâir. Burada da övünmüş. Ama övünmeyi bu denli sanata dönüştürebildiği için övünmek onu küçültmüyor. Aksine büyütüyor.


 Açıklaması;

Tûtî-i (papağan) mu'cize-gûyem(mucize söyleyemem)  ne desem lâf değil
Çerh
(felek veya talih)  ile söyleşemem âyînesi(ayna) sâf değil


Mucize söyleyen bir papağanım ben, dediklerim boş laf değil
Felekle konuşamam, onun kalbi temiz değil.(felek veya talihimle konuşamam onun aynadan görüldüğü kadar saf ve temiz değil)

-------

Ehl-i dildir diyemem (gönül ehli )  sînesi sâf olmayana(Kalbi temiz olmadığından)
Ehl-i dil
(gönül ehlinin) birbirini  bilmemek insâf değil


Kalbi temiz olmayana gönül ehlidir diyemem
Gönül ehillerinin birbirlerini bilmemesi insafa sığar bir şey değil

---------

Yine endîşe(düşünce)  bilir kadr-i (değer) dür-i(inci)  güftârım (söz)
Rûzigâr
(dünya Alem) ise denî (alçak,kıymet bilmez ) dehr (dünya) ise sarrâf değil


Felek alçak ve dünya kıymet bilmez ise de
inciye benzeyen sözümün değerini gene düşünce bilir.

-----------

Girdi miftâh-ı (anahtar)  der-i (ter) genc-i ma'ânî elime (hazineleri)
Âleme bez-i güher
(mücevher,elmas) eylesem itlâf değil.(ziyan etmek)


Şiir hazinesinin kapısının anahtarı elime geçti
Aleme bol bol cevher dağıtsam bunlara ziyan gözüyle bakılmaz

------------

Levh-i mahfûz-ı suhandir dil-i pâk-i Nef'î (temiz Gönlü şiirin)
Tab -ı yârân
(Dostlarınki) gibi dükkânçe-i sahhâf değil (kitapçı dükkanı değil)


Nef’inin temiz gönlü şiirin levh-i mahfuz (kader levhası)udur
Dostlarınki gibi kitapçı dükkanı değil

 

Yorum Yaz